Cress Eksik Parça Göbekli Tepe Muhafızı Cinder Beni Bırakma

KGBT 3. Tur || En Sevdiğim Hatam - Chelsa M. Cameron | Yorum


Tekrar burnumu çektim, Hunter da bana mendil uzattı.
"İşte bu kadar... Artık sen de biliyorsun. Bu sırrımı bir de Megan'a anlatmıştım. Yaşadığım yerdeki herkes biliyor elbette. Okulda bana orospu damgası vurdular ve öfkelenip kavga çıkarmaya başladığımda da artık kimse benimle konuşmak istemedi. Kendimle kimseyle çıkmayacağıma, asla erkek arkadaşım olmayacağına dair bir anlaşma yapmıştım. Yalnız kalacaktım çünkü güvenebileceğim tek kişi kendimdim. Herkes seni eninde sonunda hayal kırıklığına uğratır. Bütün bunlardan Tawny'ye asla söz etmemiş olsam da o benden yıllarca özür diledi. O da aynı olayın kurbanlarından biri olmasına rağmen sanırım hala özür diliyor. Annemle babam bizi o gece evde yalnız bıraktıkları için kendilerini o kadar suçlu hissettiler ki boşanmaya karar verdiler. Yani olanların tek sebebi bu değildi tabii ama yine de… O geceden sonra her şey mahvolmuştu. Şimdi neden tavuskuşu obsesyonum var biliyorsun artık. O gece Tawny küpelerden birini takıyordu, ben de diğerini. O küpeler hayatımızı kurtardı."

Hunter bir an düşünüp söyleyecek doğru kelimeleri bulamaya çalıştı. "Keşke onu mümkün olduğunca yavaş ve acı verici bir şekilde öldürebilsem," dedi.
"Ben de." Bunu itiraf edemeyeceğim kadar fazla düşünmüştüm.
"Anlattığın için teşekkür ederim."
"Şimdi neden böylesine dibi boyladığımı biliyorsun."
"Dipte falan değilsin. Çoğu insanın hayal bile edemeyeceği bir şey atlatmışsın. Böyle bir şeyle nasıl başa çıktığından utanma."
"Psikoloğuma göre bununla başa çıkma yollarım biraz fazlaymış."
"Boşversene. Eğer arada bir insanlara vurup bir şeyler kırmak sana yardımcı oluyorsa seve seve kum torban olurum, hatta çatıdan aşağıya atman için bir şeyler de alırız sana. Anlaştık mı?"



Üniversitedesiniz, 3 yakın arkadaşınız ile ev sayılabilecek bir alanı paylaşıyorsunuz. Aslında orası 4 kişilik iken sadece 3 yakın arkadaş beraber kalacağınızı düşünüyorsunuz. Sonra bir sabah daha paketlerinizi bile açmadan kapınız çalınıyor, karşınızdaki kişi bir erkek. Hem de en yakışıklısından :) Ve size oda arkadaşınız olduğu söyleniyor..

Taylor gibi şok geçirmemiz çok normal olurdu değil mi? Ve yurt görevlilerin bu durumu haber vermeden 4. oda arkadaşını hem de bir erkeği pat diye yanlarına göndermelerine elbette sinirlenirdik. Eee bir de yapılan kurada kısa kibriti siz seçtiyseniz, yani artık küçücük bir yatak odasını bir erkekle paylaşacaksanız başınızın üzerinden dumanlar çıkması da çok normal tabi :D

Ve en sonunda bir anlaşmaya varırlar. Taylor, Hunter'dan ya nefret edecektir ya da çok sevecektir. Böylece Hunter da odadan taşınacaktır. Taylor her seferinde ondan nefret ettiğini dile getirse de Hunter her seferinde ondan daha da inandırıcı olmasını ister, çünkü nefreti içinde değil sadece dilindedir Taylor'un..

Hikayemiz de, maceramız da işte bu iddia ile başlar :)

İki karakterin de geçmişte yaşadığı, travmaya yol açan, geceleri çığlık çığlığa uyandıran sorunları vardır. Buna rağmen Hunter'ın Taylor'dan bir an bile vazgeçmemesi çok güzeldi.

Taylor'un yaşadığı travmanın üstünden gelmeye çalışmasında yardımcı olması, ona devamlı seni yıldızlar kadar çok seviyorum demesi okurken daha da keyiflenmenizi sağlıyor :)

Bu kitabı okurken aklıma Jennifer Armentrout'un Hep Seni Bekledim kitabındaki Cam karakteri geldi. Hunter ile o kadar çok ortak noktası vardı ki.. Ben ikisini de sevdim :)

Peki neden sevdim? Çünkü dostum yemek yapan ve hamur işleri ile uğraşan erkek çekiciliği diye bir şey var!! :D 

Kitabı okurken sıkılabileceğiniz noktalar da elbette var. Mesela Taylor'ın inadı ve devamlı gidiş gelişler.. Pes etmesi resmen kitabın yarısından fazla zamanını aldı.

Ve hikaye içine dahil olan karakterlerin bol olması da hikayeyi ayrı eğlence katmış. Ama dedim keşke Hunter'ın Taylor'a evine götürdüğü sahneyi bir kez daha görebilseydik, Harper'ı ve Taylor'ı yine yan yana bir Taylor Swift şarkısı söylerken okumak eğlenceli olabilirdi :)

Konusu alışılagelmiş bir kitap. Haklısınız son dönemde bu türleri çok fazla okuyoruz.
Çeviride ben biraz sıkıntı yaşadım.. Daha iyi olsaydı keşke dedim.

Ama yine de eğlenceli bir kitap işte. Dediğim gibi eğer Jennifer'ın o kitabını sevdiyseniz bence bu kitabı da sevebilirsiniz.

Serinin birinci kitabı. Bir diğer kitabı bu konunun devamı değil. Keşke Hunter ve Taylor'ı biraz daha okuyabilseydik. Yani oh tamam süper duruma geldiler dedim ve kitap bitti :D


Ön Okuma İçin Okuma Köşem sayfasına bakabilirsiniz.
Facebook sayfamızdaki yarışmamıza da katılmayı unutmayın ;)


Orjinal Adı: My Favorite Mistake
Sayfa Sayısı: 448
Goodreads Puanı:4,04
Benim Puanım:4


"Beni rahat bırak."
"Bu senin elinde, Küçük Hanım. Beş saniye içinde gitmiş olacağım, biliyorsun. Sadece beni sevdiğini ya da benden nefret ettiğini kanıtla."
"Aşk ve nefret tamamen farklı şeyler."
"Aslında değil. Sadece aynı bozuk paranın iki farklı yüzleri gibiler. Bir vuruşta ne olduğunu anlamadan öbür tarafında buluverirsin kendini. İkisinden birini sende göreceğim."
"Şu anda senden nefret ediyorum zaten. Bunu kanıtlamak için ne yapmam gerekiyor ki?"
Karanlıkta göremediğim yüzündeki morluğa dokundu. "Bir yolunu bulacağından eminim."


***

İçini çekip, "Taylor, keşkelerle yaşayabiliriz ama bunun bize bir faydası olmaz. Yapmamız gereken tek şey olanları aşmak. Bu çimento dolu bir çukurda yürüyormuşsun hissini verse de."
"Hatta omzunda yüklerle."
"Aynen."
"Aradaki tek fark senin şeytanının insan formunda olması." Eli kolumda  geziniyor, beni rahatlatıyordu.
"Seni dövdüğüm için hala üzgünüm," dedim yüzüne dokunarak.
"Yüzüm ne durumda?"
Ona baktım. Yarın yine çok tatlı görüneceği kesindi. "Biraz hırpalanmış gibisin."
"Önemi yok. İnsanlara barda kavgaya karıştığımı söylerim."
"Ne? Bir kızdan dayak yediğini söylemeye utanıyor musun yoksa?"
"Hayır ama ev içi şiddetten hapse girmenden korkuyorum," dedi gülümseyerek.


***

"Bittiğine o kadar seviniyorum ki," dedi Hunter.
"Ben de. Artık hayatımıza başlayabiliriz."
"Daha başlamamış mıydık yani? Bunca zamandır ne yapıyorduk?"
"Mercimeği fırına veriyorduk."







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY Bir Otakunun Dünyası