Cress Eksik Parça Göbekli Tepe Muhafızı Cinder Beni Bırakma

The Evolution of Mara Dyer - Michelle Hodkin | Yorum


The truth about Mara Dyer's dangerous and mysterious abilities continues to unravel in the New York Times bestselling sequel to the thrilling The Unbecoming of Mara Dyer. Mara Dyer once believed she could run from her past.She can't. She used to think her problems were all in her head. They aren't. She couldn't imagine that after everything she's been through, the boy she loves would still be keeping secrets. She's wrong. In this gripping sequel to The Unbecoming of Mara Dyer, the truth evolves and choices prove deadly. What will become of Mara Dyer next?



 
Bu kitap.. Şuan ne diyeceğim, nasıl başlayacağım yorumuma hiçbir fikrim yok?
Ama o son.. Ah o son! :(



Fantastik bir kitap! Olaylar öyle bir hal aldı ki.. Hala daha hazmedemedim durumları. O nedenle cümleleri kurarken azıcık saçmalayabilirim :D

Neler oluyor, burada ne haltlar dönüyor böyle diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum!

Öncelikle belirtmeliyim ki bu ikinci kitap, Eksik Parça'dan çok çok daha üstteydi. Yani düşünün Eksik Parça yorumum ortada, onu ne kadar beğendiysem bu kitapta yazar her şeyi bir tık üst seviyeye taşımış.

Normalde ara kitaplarda ben genelde hayal kırıklığı yaşarım. Yani ara kitaplar pek çok kez ilk ve son kitap kadar bir başarı yakalamaz. Ama ilk kitaba son noktayı koyduğum zaman inanın ikinci kitabın bundan daha kötü olabileceği aklımını ucundan bile geçmedi, ki haklı çıktım. Çok çok daha iyiydi. 

Gerilim en üst seviyedeydi.. Sinirlerim sürekli zıp zıp moddaydı :D

Düşünün bu kitapta gerilim en üst seviyedeydi diyorum, üçüncü kitapta kim bilir neler neler olacak daha!..


İlk kitabı okumayan arkadaşlar için spoiler içerebilir.

İlk kitapta malumunuz, Mara'nın ve Noah'ın ortak paylaştığı bir şeyi keşfetmiştik. 

Bu kitapta ise Mara'nın aile daha doğrusu annesinin ailesinin geçmişine bir bakış atıyoruz.  Ve annesinin Mara'nın üzerine neden bu kadar çok düştüğünün ve neden meslek olarak psikologluğu seçtiğini öğreniyoruz. Ancak ben nedense annesinin Mara'yı büyükannesi konusunda tam olarak aydınlattığını düşünmüyorum. Yani bu konu hakkında bir şeyler öğreniyorsunuz evet ama o öğrendikleriniz pekte bir şeyi değiştirmiyor çünkü kafanızda onunla beraber daha tonlarca sorular uçuşuyor.

Kitabı okurkenki halimi gözümün önüne getiriyorum da.. Birçok yerde 'Kahretsin, bu da neydi böyle, şimdi ne olacak' gibisinden tepkiler verdiğimi hatırlıyorum.

Ayrıca ingilizce kitabı yorumlamakta ne zormuş arkadaş! Spoiler vermemeliyim diye kendimi o kadar kasıyorum ki :D Yoksa sizin için tüm heyecanı kaçar olayları anlatsam -_-


Bu kitabı okurken okuduğum her paragraftan, her bölümden büyük zevk aldım.

Ve bu kitapla ilgili sayısız sevdiğim şeylerden biri de kesinlikle Mara ve Noah.. Noah'ın sanki bir şeyleri gizlediğini hissetsem de, yine de her koşulda Mara'ya sonuna kadar inandığı ve onun hep yanında olduğunu görmek.. Son dönemlerde okuduğum çiftler arasında kesinlikle favorilerimdeler. 

Son olarak en önemlisi de ne biliyor musunuz? Saçma sapan aşk üçgenleri ile uğraşmıyoruz bu kitapta! Yani böyle bir durumla karşılaşmayacağınızı farkettiğiniz zaman ister istemez derin bir nefes alıp, oh be diyorsunuz..

Artık bundan eminim ki bu kadının yazdığı tüm kitapları, hiç içeriğine bile bakmadan direk okurum. O kadar da iyi kalemi..


Orjinal Adı: The Evolution of Mara Dyer
Sayfa Sayısı: 528
Goodreads Puanı:4,40
Benim Puanım:5



“If I were to live a thousand years, I would belong to you for all of them. If we were to live a thousand lives, I would want to make you mine in each one.” 


***

“This was the boy I loved. A little bit messy. A little bit ruined. A beautiful disaster. Just like me.” 


***

“I’m too selfish to leave you,” I said. Noah pulled back so I could see his smile.
 “I’m too selfish to let you.” 


***

“You can't hurt me the way you think you can. But even if you could? I would rather die with the taste of you on my tongue than live and never touch you again. I'm in love with you, Mara. I love you. No matter what you do.” 


***

“The boy is destined for greatness, but with you, he is in danger. You are linked, the two of you. You must leave him. This is what I have seen.”

I grew frustrated. “Is he in danger because of me?”

“He will die before his time with you by his side, unless you let him go. Fate or chance? Coincidence or destiny? I cannot say.” Her voice had turned soft.

Soft and sad.

A fist closed around my heart. I tried to let him go once before. It didn’t work.

“I can’t,” was all I said to her, and quietly.

“Then you will love him to ruins,” she said, and let my hands go.” 


***

“What are my options?"
"You could read obscure poetry while I play the triangle, I suppose. Or we can smother ourselves in peanut butter and howl at the moon. Use your imagination."
"Fine,"I said. "You take my hand and back up toward the bed."
"Excellent choice. What then?"
"You sit down, and pull me down with you."
"Where are you?" he asked.
"You pull me onto your lap."
"Where are your legs?"
"Around your waist."
"Well," Noah said, his voice slightly rough. "This is getting interesting. So I'm on the edge of your bed. I'm holding you on my lap as you straddle me. My arms are around you, bracing you there so you don't fall. What am I wearing?"...
"What do you usually wear to bed?" I asked.
Noah said nothing. I opened my eyes to an arched brow and a devious grin.
Oh my God.
"Close. Your. Eyes," he said. I did. "Now, where were we?"
"I was straddling you," I said.
"Right. And I'm wearing..."
"Drawstring pants."
"Those are quite thin, you know."
I'm aware.
...
"Right," he said. "So what are you wearing?"
"I don't know. A space suit. Who cares?"
"I think this should be as vivid as possible," he said. "For you," he clarified, and I chuckled. "Eyes closed," he reminded me. "I'm going to have to institute a punishment for each time I have to tell you."
"What did you have in mind?"
"Don't tempt me. Now, what are you wearing?"
"A hoodie and drawstring pants too, I guess."
"Anything underneath?"
"I don't typically walk around without underwear."
"Typically?"
"Only on special occasions."
"Christ. I meant under your hoodie."
"A tank top, I guess."
"What color?"
"White tank. Black hoodie. Gray pants. I'm ready to move on now."
I felt him nearer, his words close to my ear. "To the part where I lean back and pull you down with me?"
Yes.
"Over me," he said.
Fuck.
"The part where I tell you that I want to feel the softness of the curls at the nape of your neck? To know what your hipbone would feel like against my mouth?" he murmured against my skin. "To memorize the slope of your navel and the arch of your neck and the swell of your-” 






7 yorum:

  1. Bu yorumların bir de beğen butonu filan olmalı. Süpersin, ellerine sağlık, harika bir yorum ve müthiş alıntılar. Sayende eksik parçayı kitap sepetime attım alınmayı bekliyor. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederimm ^_^
      Dilerim sende keyif alırsın benim gibi.
      Ve haber et bana da olur mu kitabı okuduktan sonra. Bakalım sende beğenecek misin? :)

      Sil
    2. Kargo gelir gelmez başlayacağım. Okuduktan sonra söylerim tabi ki. ;)

      Sil
  2. Bu ara Fantastik kitaplara taktım =) ilk kitabı okumadım ama direk bundan başlamak istiyorum =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o zaman en yakın sürede okumanı tavsiye ederim ;)

      Sil
  3. Az önce bitirdim ve ağzım açık. Yazdığın yorum duygularıma tercüman olmuş. Bir de üçüncü kitap çıktı mı çıkacak mi?

    YanıtlaSil
  4. Az önce bitirdim ve ağzım açık. Yazdığın yorum duygularıma tercüman olmuş. Bir de üçüncü kitap çıktı mı çıkacak mi?

    YanıtlaSil

BLOG DESIGN BY Bir Otakunun Dünyası