Cress Eksik Parça Göbekli Tepe Muhafızı Cinder Beni Bırakma

İşgalci - Melissa Landers | Yorum & Alıntılar


Uzaylılar İnsanlarla İttifaka Hazırlanıyor. Bu kez de Dünyalı Cara Sweeney, L'eihrlilerin konuğu. L'eihrli erkek arkadaşı Aelyx'i, iki gezegen arasındaki ilişkileri yoluna koymak için, Dünya'ya gönderdikten sonra yabancı bir gezegende bir başına kalan Cara'nın etrafı onu istemeyen klonlarla çevrilmiştir. Hatta Aelyx'in evcil hayvanı bile ondan nefret eder. Yeni hayatına uyum sağlamak için her yolu deneyen Cara, çok geçmeden bu gezegende Aelyx ile mutlu olup olamayacağını sorgulamaya başlar.

Dünya'daki Aelyx'in durumu da Cara'nınkinden farklı değildir. Birbiri ardına düzenlenen suikastların hedefindeki Aelyx, Dünya-L'eihr ilişkilerini güçlendirmek için yoğun bir halkla ilişkiler kampanyası yürütmeye çalışır. Dünya hükümetlerinin vatandaşlarından gizlediği küresel su krizine çözüm getirecek teknoloji L'eihrlilerin elindedir ama bu teknolojiyi Dünyalılarla paylaşmaları ancak ittifak kurmalarıyla mümkündür. Ama her iki taraftan da yükselen itirazlar ve ittifakı baltalayacak şiddet eylemleriyle Cara'nın da Aelyx'in de işleri hiç de kolay değildir.

İki genç âşık, bir yandan gezegenlerinin geleceği için canla başla mücadele ederken bir yandan da birbirlerinden sayısız ışık yılı uzakta ayrılık acısına katlanmaya çalışır… ta ki dünyalarına yönelik bir tehdit onları yeniden birleştirene dek.


Bence serinin ara kitabı olduğu düşünülürse gayet başarılı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sonu çok havada bitse de.. 

Bu kitapta tam biz farklı 'dünyaların' insanlarıyız havası vardı. :D

Cara, Uzay'da.. Etrafı ondan nefret eden uzaylılarla çevrili.

Aelyx'in Dünya'da.. Etrafı ona devamlı suikast düzenleyen ve iki hükümetin arasını bozmaya çalışan insanlarla çevrili..

Ve bu ikilimizin ise skype gibi tek bir haberleşme durumu var.

Ben açıkçası ilk başlarda ikiliyi birlikte çok sık göremeyebileceğimi düşünmüştüm. Ama neyseki öyle gitmedi.

Ben Cara'yı bu kitapta daha bir çok sevdim. Hele abisi ile ilişkilerini okurken o kadar mutlu oldum ki.. Etrafı onu istemeyen insanlar ops pardon uzaylılar ile çevriliyken tutunacak bir dalı olması çok hoşuma gitti. 

Kitapta beni sinir eden tek bir nokta oldu. O da Aelyx'nin düşüncesizliği. Yani illa Cara'nın mı yaşadığı yer ile ilgili fedakarlık yapması lazım ki?! Hem yok deliler gibi seni seviyorum sen benim ruh ikizim diyorsun sonra kız nerede yaşayacağı konusunda ikileme düşünce de eğer burada yaşamayı seçersen artık birbirimizi bir daha hiç göremeyeceğiz diyorsun. Erkeksin sen biraz yumruğunu masaya vurup sen nerede yaşamak istersen ben hep yanındayım desene yiyorsa!..

Onun haricinde birkaç olay var ki.. İnsanın yüreğini burkan :( Dedim keşke hiç o yollara girmeseymiş yazar. Ama dram olmadan tadı olmaz diye düşünnmüş sanırım.

Ben kitabı sevdim baya, yazar 3. kitapta durumu nerelere bağlayacak çok merak ediyorum.

Ve sevgili yayınevine de bizleri çok bekletmedikleri için de ayrıca teşekkür ederim :)
Dipnot: Bu kitapta nedense hatalar çok gözüme çarptı. Umarım diğer kitaplarda böyle olmaz :/

Orjinal Adı: Invaded
Sayfa Sayısı: 428
Goodreads Puanı:4,08
Benim Puanım:5 


Cara'nın gülüşü aydınlandı. "En çok neyini özlüyorum, biliyor musun?" diye sorup Aelyx'in cevabını beklemeden heyecanla tamamladı. "Kokunu."
"Neyimi?" dedi Aelyx. Duymak istediği şey bu değildi. Cara'nın da ona dokunmayı özlemiş olmasını ummuştu. "Bu, benim öpüşme becerilerim hakkında pek bir şey göstermiyor, değil mi?"
"O konuda endişelenmene gerek yok. Gayet beceriklisin," diyen Cara dudağını ısırıp ekledi. "İnanılmaz beceriklisin."
Bu cevap daha iyiydi. Aelyx oturduğu yerde doğrulduğunu fark etti. "Ama yine de en çok kokumu mu özledin? Özleyecek o kadar şey varken...."
"Müthiş bir kokun var. Tatlı ve baharatlı. Sanki içinde başka bir şey daha var... Uzun uzun yağan yağmurdan sonraki orman kokusu gibi," diyen Cara gözlerini kapattı ve hayallere dalarak burnundan derin bir nefes aldı. Kapısı tıslayarak açıldı ama odaya her kim girdiyse Cara hiç oralı olmadı. "Bütün L'eihrliler böyle mi kokuyor acaba diye merak ederdim ama öyle değilmiş, sadece senmişsin. Keşke yatarken senin gömleklerinden birini giyebilsem. Böylece sen yanımdaymışsın gibi olurdu."


****

Troy dirseklerinin üzerinde doğrulup odaya göz gezdirdi v Elle'in çıplak göğsünü gördüğünde ağzı bir karış açık kaldı. "Yok artık!" diye haykırdı,  bir eliyle gözlerini kapatarak. "Bir uyarsaydın bari!"
Elle gülüp saçlarını ensesinde topladı. "Siz insanlar çok komiksiniz. Bedenleriniz konusunda çok tutucusunuz."
Troy parmaklarının arasından baktı. "Yani ben burada anadan doğma vaziyette kasıla kasıla yürüsem bu seni rahatsız etmeyecek mi?"
"O kadar da değil," dedi Cara bir parmağını kaldırarak. "Beni rahatsız eder!"
"Hiç çekinme," diyen Elle, izin verircesine elini Troy'un yatağına doğru salladı. "Gördüğüm ilk erkek üreme organı seninki olmayacaktır. Bana göre hepsi aynı."
Troy, Elle'in göğüslerine arzuyla bakmamaya çalışırken kucağına bir yastık aldı. "Ben birkaç dakika olduğum yerde kalsam iyi olacak."



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY Bir Otakunun Dünyası