Cress Eksik Parça Göbekli Tepe Muhafızı Cinder Beni Bırakma

Ada - Lynne Matson | Yorum


"Tamam, İşte durum şu. Buraya ergenlik yıllarındayken, on üç on dokuz yaş arası bir yerde geliyorsun. Bir yılın var. Ya bir kapı yakalarsın ya da..." Durdu, safir gözleri alevler içindeydi, kendisi tutuşacak zannettim. "Ya da?" diye bastırdım. "Ölürsün." Gizemli Nil Adası'nda kurallar belliydi. Bir yılınız vardı. Kaçmak ya da hayatta kalmak için tam 365 gün.
On yedi yaşındaki Charley kuralları bilmiyordu. Hatta nerede olduğundan bile haberi yoktu. Hatırladığı son şey sıcak hava ve kendinden geçtiğiydi. Uyandığındaysa kayalık bir arazide çırılçıplaktı. Kaybolmuş ve yalnız hisseden Charley, adada uzun süre hiçbir insana rastlamamıştı, ta ki gençlerin lideri Thad ile karşılaşana kadar. Artık, adadan kaçmanın ne kadar zor olduğunu öğrenmişti… ve tabii bir de âşık olmanın. Thad'in zamanı doluyordu ve Charley, geleceklerini kurtarabilmek için önce Thad'i kurtarması gerektiğini fark etmişti. Ancak tehlikelerle dolu bu adada en büyük tehdit zamandı!




Bitirdiğim bir kitabın yorumunu sıcağı sıcağına girmeyeli uzun bir zaman olmuştu.. Dönüşü bu güzel kitapla yapmak iyi geldi :))

Yaşları 13 ile 19 arasında değişen çocukları tehlikeli topraklarına kaçıran bir ada düşünün. Ve oraya adımınızı attığınız andan itibaren yaşam ve hayat arasındaki o çizgide en fazla 365 gününüz varsa.. Sonrası ise tam bir muamma.. Baş karakterimiz Charley'de kendini birden çırılçıplak bir vaziyette kayaların üzerinde buluyor.. Ve o andan itibaren saatin tiktakları işlemeye başlıyor.

Her öğlen vakti belli paralellerde kapılar beliriyor. İçeri ya da dışarı açılan. Eğer kurtuluş biletini kapmak istiyorsa onlardan birini yakalamak zorunda..

Böyle sayfaları birbiri ardına çevirmenize engel olamayan hikayeleri çok seviyorum.

Ve son zamanlarda öyle sıkıcı kitaplara denk gelmişim ki.. Bu benim için resmen cennet gibiydi. Her sayfasından ayrı keyif aldım.

Gerçi hikayenin ortalarında hafif bir durağanlaşma hissetsem de.. Kitabın geneline bakınca yine de bunu göz ardı edebileceğimi düşünüyorum :)

Thad ve Charley arasındaki ilişkiyi ben şahsen sevdim. Zaten kitapta yazar her ikisinin gözünden de bölümler aktarmış bizlere ki bu da daha güzelleştirmiş şahsen kitabı.

Nil adası tehlikeler ve güzellikler ile dolu. Her bölümde farklı bir tarafı ile tanışıyorsunuz.

Ayrıca kitaptaki yan karakterlerin silik durmaması, ikilinin her an ilişkilerinin içinde yer almaları da iyiydi. Kitap her ne kadar Thad ve Charley ağırlıklı olsa bile diğer karakterler de merak uyandırıcıydı ve onları -kötü olanları bile- okumaktan çok hoşlandım.

Son dönemde pek sık takip edemiyorum neler var neler yok diye.. Ama rahatlıkla söyleyebilirim ki distopya dünyasına yabancı yayınları güzel bir kitap katmış, teşekkürler kendilerine.

Sonu öyle çok havada bitmedi. Yani serinin diğer kitapları da çıksın öyle okurum diyen arkadaşlar, beklemeseniz de olur o yüzden..

Nil ve Rabia gizemi hala ucu açık.. Diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. 

Bir de ne bileyim goodreadste 3.91 puani bana çok az geldi kesinlikle daha iyi ortalamayı hakediyor..

Bu tür okumayı seven arkadaşlarıma tavsiye ederim kesinlikle!


Orjinal Adı: Nil
Sayfa Sayısı: 440
Goodreads Puanı:3,91
Benim Puanım:4,5



Natalie bir keresinde Ada'da şans diye bir şey yoktur demişti.
Yanılıyordu.
Şans kişiseldir; herkes kendi şansını yaratır. Bazen iyidir, bazen kötü ama senindir ve nereye gidersen git peşinden gelir, Nil Adası'nda bile. Şans değişebilir de, çünkü büyükannemin üstüne basa basa vurguladığı gibi şans, bir düşünce yapısıydı.
İhtimalse, öte yandan, farklıydı. İhtimal bir yazı tura atmaktı, ihtimal olma olasılığıydı. Tablolarım Thad'in ihtimallerini arttırmıştı ama şansını değiştirmemişti.
Sebebini anlayamıyordum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BLOG DESIGN BY Bir Otakunun Dünyası